Samsunlu Ünlüler

ali-fuat-basgil

Ali FUAT BAŞGİL

İlkokulu Çarşamba’da, Ortaokulu İstanbul’da bitirdi. Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması sebebiyle lise tahsilini yarıda bırakarak yedek subay teğmen rütbesiyle askerlik görevine başladı. 4 yıl Kafkas Cephesi’nde savaştı. 1918’de Fransa’ya giderek Lise tahsilini tamamladı. 1921 yılında Paris’te Hukuk Fakültesi’nde üniversite tahsiline başladı. Boğazlar Meselesi konulu tezi ile Doktor unvanını kazandı. Ayrıca Paris Siyâsî Bilimler Yüksek Okulu ile Sorbon Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin Felsefe Bölümü’nden diploma aldı. Lahey Devletler Hukuku Akademisi’nin kurslarına katıldı. Burayı bitirip sertifikasını aldıktan sonra 1920’de Türkiye’ye döndü. Millî Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğretim Kurumu’na Genel Müdür Yardımcısı olarak tâyin edildi. 1930 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’nde açılan imtihanı kazanarak Doçent oldu. Bir yıl sonra Profesörlüğe yükseldi. İstanbul Üniversitesi’nin kurulması üzerine Anayasa Hukuku derslerini okutmak üzere bu üniversiteye geldi. Bu görevi sırasında Mülkiye Mektebi’nde hocalık, İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebi’nde müdürlük yaptı. 1937’de Hatay Cumhuriyeti’nin Anayasası’nı hazırladı. 1939 yılında Ordinaryüs Profesör oldu. Türkiye’de ilk defa İş Hukuku derslerini ihdas etti, müfredat programını hazırladı ve hocalığını yaptı. 1938 – 1942 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı idi. 1947yılında Hür Fikirleri Yayma Cemiyeti’ni kurdu. 1952’de Pakistan’da, 1959’da Ürdün’de toplanan İslâm Kongreleri’nde ve 1959’da Almanya’da toplanan Hukuk Kongresi’nde Türkiye’yi temsil etti.

27 Mayıs 1960 İhtilâli’nden sonra, Milli Birlik Komitesi tarafından, 147 öğretim üyesi içerisinde üniversiteden uzaklaştırıldı. Daha sonra 147’lerin özel bir kanunla üniversiteye dönmelerine imkân sağlanmasına rağmen Başgil, konuyu bir haysiyet meselesi olarak kabul ettiğinden dönüş hakkını kullanmadı. 10 Nisan 1961’de emekliliğini istedi ve politikaya girdi.

15 Ekim 1961’de Adalet Partisi Samsun listesinden bağımsız aday olarak Cumhuriyet Senatosu üyesi seçildi. Türkiye Büyük millet Meclisi’nin açılmasından sonra Cumhurbaşkanlığı’na adaylığını koydu. Bazı baskılardan dolayı adaylıktan çekildi ve bunun akabinde de Cumhuriyet Senatosu üyeliğinden istifası istendi.. Daha sonra, “Politikanın mizacına uygun olmadığı gerekçesiyle istifa ettiğini” açıklayarak konuyu kapattı. Yurt dışına giderek Cenevre Üniversitesi’nde Türk Tarihi ve Türk Dili Kürsüleri’nde başkan olarak görev yaptı.

1965 yılında, yaş haddinden emekliye ayrılarak Türkiye’ye geldi. 17 Nisan 1967’de vefât etti. Kabri, İstanbul’da Karacaahmet Mezarlığı’ndadır.

Ordinaryüs Profesör Doktor Ali Fuat Başgil, hayatı boyunca ilmin haysiyetini ve şahsî vakarını korumasını bilmiş, bir Anayasa hocası ve hukuk adamı olarak gerektiğinde kanaatlerini sözlü ve yazılı olarak açıklamıştır. Siyâsî, sosyal ve hukukî sahalarda pek çok eser yazdı. Din ve laiklik konularındaki, 27 Mayıs İhtilâli hakkındaki görüşleri büyük ilgi uyandırmıştır.


Orhan GENCEBAY
4 Ağustos 1944 yılında Samsun’da doğan Gencebay, müzik hayatına altı yaşında iken klasik bati müzikçisi Emin Tarakçı Hoca’dan keman ve mandolin dersleri alarak başladı. Bir sene sonra yedi yaşında iken, kemandan sonra bağlama ile tanıştı. 12 yaşına geldiğinde ise diğer enstrümanlarla beraber tamburu da başarılı bir şekilde çalıyordu artık. Konservatuar sınavlarına giren sanatçı, sınavları kazandı ancak fazla devam etmedi ve ayrıldı. Ardından 20 yaşında, Ankara’ya gelerek Ankara Radyosu sınavlarına da girdi ve bu sınavları da kazandı. Fakat bu sınavdan sonra usulsüzlük yapıldı diye radyodan ayrıldı. İki yıl sonra İstanbul Radyosu’nun sınavlarına girdi ve bu sınavları da kazandı. 10 ay TRT’deki görevine devam etti ve kendi isteğiyle ayrıldı. TRT’den ayrıldıktan sonra babasının da işlerinin bozulması üzerine yeniden Samsun’a dönen Gencebay, çalışmalarını bu kez İstanbul Plakçılar Çarşısı’nda yoğunlaştırdı. Söz yazarı, besteci, yorumcu, bağlama sanatçısı olarak zirveye doğru uzanan basamakları bir bir çıkmaya başladı. Başarılı sanatçı henüz şarkıcı olarak tanınmadan önce de bir çok bestesiyle şöhret oldu. “Sevemedim Kara Gözlüm “, “Koca Dünya”, “Sabır Taşı” adlı besteleri, besteci Orhan Gencebay’ın tanınmasına yetmişti. Hatta “Sevemedim Kar Gözlüm ” adlı bestesi rekor kırdı ve 45 sanatçı tarafından plak yapıldı. Gencebay, ses sanatçısı olarak adını ilk kez “Başa Gelen Çekilirmiş” adlı 45’lik plağı ile duyurdu ve hemen ardından “Derdim Dünyadan Büyük” adlı plağı geldi. 1969 yılında “Bir Teselli Ver”‘in satışını katlayarak kırdığı rekor nedeniyle çalıştığı plak şirketi tarafından “Altın Taç” ile ödüllendirildi. 1978 yılında yaptığı “Yarabbim” adlı plağı yurt içinde ve dışında yaptığı satışlarla rekor kırdı. 1971 yılında İstanbul Plak’a ortak oldu ve ilk plaklarının büyük çoğunluğu bu firmadan çıktı. Sanatçı, daha sonra Yaşar Kekeva ile ortak olarak Kervan Plak şirketini kurdu ve kardeşi Burhan Gencebay ile birlikte çalışmalarını burada sürdürmeye başladı. Yaşar Kekeva, Kervan Plak’tan ayrılıp kendi adını verdiği plak şirketini kurunca, Orhan Gencebay çalışmalarını kardeşinin ortaklığıyla Kervan Plak’ta sürdürmeye başladı. 1000’e yakın bestesi bulunan ve 400’ünü kendi sesiyle seslendiren sanatçı, 35 tane Yeşilçam filminde rol aldı. Orhan Gencebay’ın ilk evliliğini yaptığı Azize Gencebay’dan Altan adında bir oğlu dünyaya geldi. Ancak daha sonra Azize Gencebay’dan boşanan sanatçı, 1974 yılından beri Sevim Emre’yle birlikte hayatını sürdürüyor.


Levent KIRCA
(1948- ) Sinema, tiyatro oyuncusu, yönetmen. Samsun’da doğan Levent Kırca, Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nden mezun olmuştur. 1964 yılında Ankara Devlet Tiyatrosun’da sahneye çıkmış, Ankara Birlik Sahnesi ve Halk Oyuncuları’nda çalışmıştır. Televizyonda 1970’te ilk defa ‘Nasreddin Hoca Oyun Treni’,’Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?’, ‘Bu Oyun Nasıl Oynanmalı?’, ‘Sağlık Olsun!’, ‘Ne Olur Ne Olmaz?’ gibi dizilerin yapımcılığını üstlenmiştir. 1978’de ‘Ne Olacak Şimdi?’ adlı filmle Yeşilçam’la tanıştı.

Ardından ‘Altınşehir’ ve ‘Mavi Muammer’ adlı filmlerde oynadı. Kendi adına ‘Hodri Meydan Topluluğu’nu kurdu. Burada eşi Oya Başar ile ‘Güzel ve Çirkin’ ve ‘Sefiller’ adlı oyunları sergiledi. ‘Üç Baba Hasan’, ‘Kadıncıklar’ adlı oyunları ile büyük ilgi topladı. Televizyonda ise 17 yıldır ‘Olacak O Kadar’ adlı programı sergiledi… Sinemada ilk yönetmenlik denemesini ise ‘Son’ adlı filmle gerçekleştirdi.

Halen özel bir televizyon kanalında ‘Olacak O Kadar’ isimli programı ve bazı dizilerde oyunculuğa devam etmektedir. Eşi Oya Başar’la kurdukları Oya Başar-Levent Kırca Tiyatrosu’nda oyunlarını sürdürmektedir.


FERDİ AKARNUR
Ahmet Ferdi Akarnur, 27.Ocak.1946’da Samsun’da doğar. Çocukluğu Pazar mahallesinde geçer. Fazılkadı İlkokulu, Namık Kemal Orta Okulu ardından Sanat Enstitüsü Motor bölümünü bitirir. Askerliğini Sivas’da yapar.

Hürriyet dergi gurubunhda koordinatörlük yapan Yasemin Hanımla evlenir. İki çocuğu vardır. 32 yaşında Ebru ev hanımıdır. 28 Yaşındaki Burak ise altın işçiliği ile uğraşmaktadır.

Tiyatroyla orta okulda tanışır. İlk rolü Reşat Nuri Güntekin’in tek perdelik “İSTİKLAL” adlı oyundadır. 1966 yılında Öğretmenler Derneği ile Samsun Oda Tiyatrosu’nun kuruluşunda yer alır. Zamanın belediye başkanı Dr. Bünyat Arsan’ın yaptırıp kendilerine tahsis ettiği 117 kişilik tiyatro’da SAMSUN ODA TİYATRO’su adı altında faaliyetlerini sürdürürler.

1966 yılında 20 yaşında Samsun’dan ayrılır. Tutucu bir kişi olmasına rağmen tiyatronun karşısında kebabçı dükkanı bulunan Faik Çoruh’u hiç unutmaz. Hatta oynadıkları YAĞMURCU oyununun dekorunu bile kendisi yapar. Yine 1966 ylılında ODTÜ Amatör Tiyatro festivalinde deli kaymakam rölü ile EN İYİ ERKEK OYUNCU seçilir. Samsun Oda Tiyatrosu’suna da EN İYİ GRUP ödülü verilir.

1966 yılında Orhan Erçin Tiyatrosu’nda profesyonelliğe adım atar. Daha sonra AVNİ DİLLİĞİL tiyatrosuna katılır ve 4 yıl çalışır. Tiyatrodan söz açılan her ortamda “Benim Hocam Avni Dilligildir” der. Askerlik dönüşü Ankara Oyuncularına, ardından Lale Oraloğlu tiyatrosu. 1980’de Levent Kırca tiyatrosuna katılır. 1992 yılında Yasemin Yalçın Tiyatrosuna katılır. 2006 yılında Asuman Dabak’ın kurduğu TİYATRO KOMEDİ’de Papaz Kaçtı oyunuyla tiyatro seyircisiyle buluşur.

Özel televizyonların çoğalmasıyla birlikte bir çok tiyatro oyuncusu gibi o da televizyon dünyasına adım atar. Umut Taksi dizide Yılmaz Erdoğan ile TRT’de görülür. Önemsediği dizilerden ilki olan YASEMİNCE 8 YIL, “Çocuklar Duymasın” dört buçuk yıl devam eder.

En son TRT 1 de yayımlanan “BABA OLUYORUM” adlı dizide görülür.


Yıldıray ÇINAR
1940 yılında Samsun’da doğmuştur. Babası, halk tarzında güfte yazarı imiş, oğlunun da müzikle uğraşmasını istermiş, en büyük ideali de oğlunun, oturdukları Samsun 19 Mayıs mahallesinin camiinden ezan okumasıymış.

Yıldıray ÇINAR, İlkokul 2. sınıfta saz çalmaya başlar, ilk konserini ilkokul bitiminde verir. Daha sonra sanat enstitüsüne başlar. Okuldaki müsamerelerde konserler verir. Bu arada da saz yapmaya başlar okulun marangozhanesinde. İkinci sınıfta ilk sazını yapar. Samsunlu saz yapım ustası Ömer SİNOP’un yanında bir süre çalışır.

Bu sıralarda her delikanlı gibi aşık olur Yıldıray ÇINAR ve sevdiği bu kız yüzünden Samsun’dan ayrılarak İstanbul’a gelir İstanbul’a geldiği tarih 1957’dir ve ilk işi yaşını büyütmek olur. O yıllarda devre kaybı gidenleri ”ceza olsun” diye en uzun süreli vatani görev olan bahriye sınıfına vermektedirler.

Yıldıray ÇINAR da yaşını büyütünce devre kaybı gider ve askerliğini bahriyeli olarak yapar.Kendini çok sevdirir. Bu sıralarda görev yaptığı Gölcük’te Deniz Fabrikaları Genel Müdürlüğünü Erkut TAÇKIN’ın babası Namık TAÇKIN Paşa yapmaktadır. Namık TAÇKIN Paşa çok sever bu türkücü genci. Zaten bu sıralarda Erkut TAÇKIN’da yeni yeni müziğe merak sarmıştır. Yıldıray ÇINAR’la birlikte müzik çalışmaları yaparlar. Çalıştıkları müzik türleri ayrıdır fakat ikisi kafa kafaya vererek Orduevinde konserler düzenlerler. Namık Paşanın da yardımları çok büyüktür. Bir seferinde, zamanın Demokrat Parti Milletvekili Ethem MENDERES, SEKA Kağıt Fabrikasına ziyarette bulununca, Namık Paşa, burada bir gece tertipleme görevini Yıldıray ÇINAR’a verir. Bu Yıldıray için büyük bir başarı olur. Daha sonra, Başbakan Adnan MENDERES İspanya gezisine çıkar. Geziye çıktığı Giresun ve Gemlik adlı muhriplerden birinde de Yıldıray ÇINAR bulunmaktadır.Bu göreve özel izinle getirilmiştir. Görevi ise, aralarında telsiz-hoparlör bağlantısı bulunan iki muhripteki erlere moral vermektir. Bu gezi sırasında. Başbakan ona ”hiç radyoyu denedin mi” diye sorar. Denememiştir, fakat askerde bulunduğu üç yıl içinde kendini radyo imtihanlarına hazırlamıştır.

Vatani görev biter ve Yıldıray ÇINAR tekrar Samsun’a döner. 1959 yılının Mayıs ayında Atatürk’ün Samsun’a çıkışı dolayısıyla Samsun’dan Ankara’ya gönderilir saz çalmak için. Burada. kendi yaptığı sazla kendi bestesini okur.. “Yare Pazen Biçemedim” adlı beste çok tutulur. Samsun’a döner ancak bir iş kurması gerektiğine karar verir. Mandolin.gitar bağlama tamir ve satışı yapan bir dükkan açar, ayrıca saz dersleri de verir. Yıl 1960, İstanbul radyosunda mtihan açılmıştır. Fakat bu imtihan profesyoneller için olduğundan bazı eksiklikleri olduğunu görür.Zaten sınavı da kazanamamıştır. Tekrar dükkanına döner. Profesyonel olabilmek için, 1962 yılına kadar Osman ÖZDENKÇİ’den ders almaya devam eder.1962 yılında Ankara Radyosunda açılan sınavı kazanır. Ankara Radyosunun ve Türkiye’nin en sevilen sanatçılarından biri olur. Hayalleri gerçek olmuştur. İlk sahneye 1965 yılında Güney Park Gazinosunda çıkar. İlk turnesini de aynı yıl yapar. Radyo programları ve Gazino çalışmalarının yanı sıra ‘Aman Dünya Ne Dar İmiş’ filmini çevirir. Film çalışmalarına aralıksız devam eder. Radyo programları, yurtdışı turneleri, plak ve film çalışmalarını bir arada 1980-85‘lere kadar devam ettirir. 1985-1990’lardan itibaren yalnızca film çalışmalarına ağırlık verir ve son yıllarda ise hiçbir faaliyet ve çalışma içerinde olmadığı görülür. Bu güne kadar yaklaşık 40‘a yakın film çevirmiştir. 1969 yılında Şirvan ve Sarı Kurdelem Sarı,1970 yılında Cemo, Çarşambayı Sel Aldı, 1971 yılında Elvan ve Allı Turnam, l974-Emrah,1977-Eşref ,1983-Çoban Yıldızı,1986-Suçlu Kim,1989-Tecelli çevirdiği filmlerinin bazılarıdır.

İlk TV programına 1968 yılında çıkar. Seyrek de olsa sonraki yıllarda TV programlarına çıkmıştır. Kendi halinde ve sessizlikten hoşlanan bir yapıya sahip olduğundan, genellikle medyada yer almamış,ortalıkta pek görünmemiştir.Yıldıray Çınar 29 mayıs 2007 tarihinde(67) yaşında iken hayata gözlerini yummuştur.


Orhan HAKALMAZ
Bayburt kökenli olan Orhan Hakalmaz, 10 Kasım 1964’de Samsun’da doğdu. Müziğe olan ilgisi çok küçük yaşlarda başladı ve 6 yaşında bağlama çalarak sanat hayatına başladı. İlkokulu Samsun’da okuyan sanatçı, sekiz yaşında katıldığı Karadeniz Altınses Yarışmasında birinci oldu. On iki yaşında da İstanbul Radyosu amatör ses sanatçılığını kazandı ve bant yapma izni verildi. Bir çok kez TRT İstanbul Radyosunda “Çocuk Saati” adlı programa katılıp türkü söyleyip, bağlama çaldı. 1977 yılında İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı giriş imtihanlarını kazanarak öğrenimine başladı. Konservatuarda Nida Tüfekçi’nin öğrencisiydi. Aynı zamanda TRT İstanbul Radyosunda akitli sanatçı olarak göreve başladı. Yaklaşık iki sene çalıştı. 1988 yılında on bir senelik eğitimini bitirip mezun oldu ve aynı yıl İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı’nda öğretim görevlisi olarak göreve başladı. 1991 yılında İTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü THM Alanında yüksek lisans yaptı ve tez olarak “Ege Bölgesi Ağır Zeybeklerin İncelenmesi” adlı çalışmayı sundu. 1994 yılında İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı Korosunda şef yardımcılığı, daha sonra şeflik yaptı. TRT Radyosunun ve Devlet Konservatuarı’nın T.H.M. konserlerinde solist, korist ve bağlama sanatçısı olarak yer aldı. 2000 yılında İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı’ndaki görevinden ayrıldı. Halen albüm ve konser çalışmalarına devam eden sanatçı, sırasıyla Gönlüm , Kara Tren ,Destegül, Sevilir, Türkü Yolu albümlerini çıkardı. Sinan ve Ezgi adında 2 çocuğu bulunmaktadır.


YILDIRIM BEKÇİ
1959 yılında Samsun’da doğdu, müziğe 1974 yılında Samsun Musiki Cemiyetinde başladı ve burada yaklaşık ili yıl eğitim aldı.

Şef Taner Çağlayan yönetimindeki koroda iki yıl çalışır,Cavit Ersoy’dan ders alır. Ardından İstanbul Belediye Konservatuarını kazanır. Buradaki öğreniminin yanı sıra Üsküdar Musiki Cemiyetine devam eder. Hocası Emin Ongan’dır.1981 de Ankara Radyosunun sınavını kazanır 1989 yılına kadar orda görev yapar.1989 yılında İstanbul Radyosuna geçerek 1997 yılına kadarda orada çalışır.


İsmet NEDİM
24 Mart 1937 Samsun da doğan İsmet Nedim Saatçi, Kadriye Hanım ile Nedim Saatçi’nin iki erkek çoçuklarının küçüğüdür. Müzisyen bir ailenin çocuğu olan İsmet Nedim, çok küçük yaşda musiğiye, dedesinin ve babasının çaldığı kanun ve amcasının çaldığı keman sesleri ile tanışmıştır.

Samsun Fazılkadı İlkokulun da öğretim hayatına başlayan İsmet Saatçi; iki yıl ortaokula devam etmiş, sonra “Samsun Erkek Sanat Enstitüsü Tesviye – Torna – Teknik Resim Bölümü” nü “Pekiyi” derece ile bitirdikden sonra Yıldız Teknik Okulu Mühendislik Bölümü’ne devam etmiştir. Aynı yıllarda İstanbul Belediye Konservatuarına da devam eden İsmet Saatçi, Yıldız Teknik Okulu üçünçü sınıfından devamsızlık nedeniyle okuldan uzaklaştırılmıştır. İstanbul Konservatuar’ın dan 1956 yılında mezun olduktan sonra Ankara’ya gelerek; büyük batı müsikîsi üstatları Halil Bedii Yönetken, Muammer Sun ve Kemâl İlerici’den özel dersler almaya başlamış. Üç yıl boyunca Batı Müziğinin, Sol – Do – Fa Anahtarlarını okumasını ve nazariyat bilgilerini öğrenmiştir. Müziği Konservartuar’da ve Ankara Radyosu’nda öğrenen İsmet Nedim, Fahri Kopuz, Halil Bedii Yönetken, Muammer Sun, Muzaffer İlkar, Refik Ahmet Sevengil, Ruşen Ferit Kam, Suphi Ziya Özbekkan, Şefik Gürmeriç’ten feyz almıştır.

Bu gün “Çok sesli ve çok sazlı Hafif Türk Sanat Müziği” dediğimiz türün öncüsüdür.

İsmet Nedim 25 yıl ses sanatçısı olarak Ankara Radyosu’nda çalışmış ve Batı Musikisi bilgilerini, Türk Müziği bilgileri ile birleştirince, yeni bir beste anlayaşı, meydana getirmiştir. Musiki otoriterleri, bu yeni Anlayışa “Hafif Türk Sanat Müziği” demişlerdir.

İsmet Nedim’nin ilk bestesi; 1961 yılında bestelediği sözleri Faruk Nafiz Çamlibel’e ait olan “Çoban Çeşmesi” isimli muhayyer kürdi şarkıdır. İkinci bestesi ise; “Sarı gülüm korkmaz mı?” isimli, sözleri Mehmet Erbulan’a ait muhayyer kürdî şarkıdır. Pek çok bestesi hem kendisi, hem de diğer sanatçılar tarafından plaklarda ve filimlerde seslendilrilmiştir.

BESTELERİ : İsmet Nedim’in yeni besteleri ile birlinde 350’e yakın bestesi vardır. Kendi ve çeşitli Ses Sanatkarların seslendirdiği bazı eserler : Agora Meyhanesi/ Ben Kimi Seveceğim/ Arım Balım Peteğim/ Aşk Dilencisi/ Han Duvarları/Benimde Canım Var/Kabsiz/Çoban Yıldızı/Çoban Çeşmesi/Oyun Bitti/Unutamıyorun/ Boş Kalan Çerçeve/Yaban Gülü/ Eskşci/Beni hatırla/Seven Ne Yapmaz/ Sen Sevgiden Ne Anlarsın/Kapris v.b


Turhan TAŞAN
13 Ağustos 1948 tarihinde Samsun’da dünyaya geldi.İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İşletme Muhasebe Bölümü mezunudur,çalışma hayatına Türkiye İş Bankası A.Ş. başladı. 1995 yılında “Sanatçı Borçlanması Kanunu” kapsamında kendi isteği ile emekli oldu. Halen; 1987 yılında 52 Numara ile üyesi bulunduğu MESAM’da (Türkiye Mûsıki Eseri Sahipleri Meslek Birliği)Yönetim Kurulu Üyesidir.

İlk bestesi 18 yaşında iken; 1966 yılında plağa okundu. Bugüne kadar geçen 40 yılda, 33 bestesi 99 defa, başka besteciler tarafından bestelenmiş şiirlerinden 6 tanesi ise 15 defa plak,kaset ve CD’lerde yer almıştır. (Toplam 114 kaset,plak ve CD). TRT Repertuarında 48 bestesi vardır. (Beş tanesi Hafif Türk Sanat Müziği Repertuarı – Bant Denetimli -)1984 – 1999 yılları arasında, söz yazarı vebesteci olarak: “Kalp Kalbe Karşı Derler”,“Aynı Çatı Altında”, “Biraz Geç Kalmadın mı”, “Üzüldüğün Şeye Bak”, “Öptüm Yanaklarından”, “Sarsam Diyorum”, “Oldu mu ya” , “Gözlerin Kaldı” isimli şarkılarıyla “Milliyet Gazetesi Yılın En Sevilen 10 Şarkısı” Anketlerinde 10 defa ödüllendirilmiştir.Ayrıca, 1987 yılında “Aynı Çatı Altında” isimli bestesi ile “Hürriyet Gazetesi” nden“ALTIN KELEBEK” ödülü, 1990 yılında ise “TRT” nin açmış olduğu Türk Sanat Müziği Beste Yarışmasında “Sarsam Diyorum” isimli bestesi ile “MANSİYON” kazanmıştır. (Bu yarışmada, Birincilik, İkincilik ve Üçüncülük ödülleri verilmemiştir.) TRT – ALATURKA 2004 Beste Yarışmasına Davetli olarak katılmış ve “Bir Aşk Gerçek, Bir de Ölüm” isimli şarkısı ile MANSİYON kazandı.

Bazı şarkıları, bazı sanatçıların albüm isimleri oldu:Aynı Çatı Altında (Hülya SÖZER, Mediha ŞEN SANCAKOĞLU), Yıllar Yorgun, Ben Yorgun (Yüksel UZEL), Oldu mu Ya? (Ayşe TUNALI), Öptüm (Bülent ERSOY), Sarsam Diyorum (Samime SANAY),Üzüldüğün Şeye Bak ( Emel SAYIN).

Bazı şarkıları filmlerde kullanıldı:

“Aynı Çatı Altında” ve “Kalblerimiz Bir Olsa” isimli şarkıları; Yüksel UZEL / Tarık TARCAN / Muzaffer TEMA’ nın oynadıkları “ISLAK SOKAK” isimli filmde YükselUZEL tarafından seslendirildi.

“Aynı Çatı Altında” isimli şarkım “ACILAR GÜNLÜĞÜ” filminde de kullanıldı.


NUSRET YILMAZ
28.08.1977 yılında Samsun’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Samsun’da tamamladı. Lise öğrenimi ile birlikte 1989 yılında Samsun Belediye Konservatuarı Türk Sanat Müziği Bölümüne yarı zamanlı olarak girdi ve aynı zamanda Muhterem Sezgin’den nazariyat,üslup ve repertuar, Erdal Şahin’den ise ud dersleri aldı.

1995 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı Ses Eğitimi Bölümüne girdi. Buradaki eğitimi süresince birçok önemli isimden istifade etti. Bunların başında Tülin Korman’dan ve Alaeddin Yavaşça’dan üslup ve repertuar,merhum Selahattin İçli’den ses sağlığı dersleri aldı. Daha ikinci sınıftayken 1997 yılında TRT İstanbul Radyosu’nun açmış olduğu sınavı kazanarak TRT İstanbul Radyosu Ses Sanatçısı ünvanıyla göreve başladı. Sayısız radyo-televizyon programları,canlı yayınlar ve yurt içinde ve yurt dışında sanatsal görevlerde bulundu. Cinuçen Tanrıkorur, Recep Birgit, Kani Karaca ile çalıştı….

Yurtiçi ve yurtdışında çeşitli topluluklarda ( Kutsi Erguner, Golden Horn Ensamble, Marmara Türk Müziği Topluluğu, Ali taygun Lirik Tarih, Sezen Aksu Türkiye Şarkıları, Timur Selçuk, Otantik Türk Müziği Topluluğu, İstanbul 12 orkestrası…) solist olarak görev aldı. ( Almanya, Fransa, İspanya, Belçika, Romanya, Hindistan, Fas, Cezayir, Amerika, Kanada….)

Halen TRT İstanbul Radyosu Ses Sanatçısı olarak görevini sürdüren Nusret Yılmaz aynı zamanda TRT1’de yayınlanan “Akşam Sefası” programının solistlerinden biri..

Kendileri Haliç Üniversitesi Konservatuarı Öğretim Görevlisi ve Kanun Sanatçısı Güniz Yılmaz ile evlidir….


Avni DİLLİGİL
1908(1324) Servinaz Hanım ve Hicaz Demiryolu memurlarından Samsun’lu Rahmi Beyin oğludur.İsrail’in liman şehri Hayfa’da doğmuştur.

Tiyatro, sinema oyuncusu ve yönetmeni Avni Dilligil 1911 yılında Hayfa’da doğdu. Edirne ve İstanbul Liseleri’nde okudu. Sahneye ilk kez 1927’de Şehir Tiyatroları’nda “Hamlet” oyununda çıktı. Daha sonra Raşit Rıza, Türk Tiyatrosu, Bizim Tiyatro, Ses Opereti ve Gençlik Tiyatrosu’nda çalıştı. Tiyatro oyunculuğunun yanı sıra, 1941’de “Kahveci Güzeli” ile sinema oyunculuğuna ve 1950’de “Oğlum İçin” filmiyle yönetmenliğe başladı.

1971 yılında öldü. Öldükten sonra kendi adına ödüllü bir yarışma düzenlendi. Yönetmen olarak “Oğlum İçin”, “Kenar Mahalle”, “Mahallenin Namusu”, “Evlat Acısı”, “Karacaoğlan”, “Yaşlı Gözler”, “Benli Emine” filmlerini yaptı. Oyuncu olarak ise “Kahveci Güzeli”, “Sürtük”, “Beyaz Cehennem”, “Küçük Hanımefendi” gibi filmleri var. Yönettiği filmler : İstikbal, Benli Emine (Senaryo), Karacaoğlan, Yaşlı gözler, Evlat acısı (Senaryo), Mahallenin Namusu (Senaryo), Oğlum için (Senaryo).

Rol aldığı filmler : Kahveci güzeli, Sürtük, Köroğlu, Oğlum için, Mahallenin namusu, Evlat acısı, Beyaz cehennem / Cingöz Recai, Yetim yavrular, Karacaoğlan, Yaşlı gözler, Ana hasreti, Gönül kimi severse, Ölüm peşimizde, Benli Emine, Yeşil köşkün lambası, Sokaktan gelen kadın, Oğlum, Vahşi kedi, Küçük hanımefendi, Ya o ya ben, Hatırla sevgilim, Sevimli Haydut, Aşka dönüş, Aşk saati gelince, Otobüs yolcuları, Hodri meydan, Gönül avcısı, Çifte kumrular, Küçük hanım Avrupa’da, Kiralık koca, Küçük hanımın şoförü, Küçük hanımın kısmeti, Hayat bazen tatlıdır, Kadınlar hep aynıdır, Hiç mi beni sevmedin, Liman yosması, Rüzgar Zehra / Sünger avcıları, Mukadderat, Yankesici kız, İstikbal, İstanbul kaldırımları, Çiçekçi kız, Şoförün kızı, Gurbet türküsü, Gönül kuşu, Hak yolunda Hazreti Yahya, Dünkü çocuk, Hazreti Yusuf’un hayatı, Suçlu çocuklar, Yasak cennet, Gençliğe veda, Dudaktan kalbe, Sevgim ve gururum, Aşk ve intikam, Beyaz atlı adam, Torpide Yılmaz, Uzakta kal sevgilim, Hep o şarkı, İntikam uğruna, Çamaşırcı güzeli, Paşa kızı, Kızılcıklar oldumu, Kimsesizim, Kınalı yapıncak, Ayşecik’le Ömercik, Tel örgü, Berduş, Karlı dağdaki ateş, Serseri kabadayı, Erkek Fatma, Yarım kalan saadet, Öp beni, Şıllık, Darıldın mı cicim bana, Bir lokma ekmek, Babaların günahı, Cafer bey, Saadet Güneşi, Fıstık gibi, Merhamet, Güller ve
Dikenler, Bir kadın tuzağı.


Cemal SAFİ
1938 yılında Samsun’da doğdu İlk ve ortaöğrenimini orada tamamladı. Şiire ilgisi küçük yaşlarda başladı. Ancak 40 yaşına dek fazlaca dışa açılmadı.
1978 yılından değişik çevrelerde duyulmaya başladı. Başta sevgi olmak üzere hemen her konuda şiir yazmaktadır. Ayrıca taşlamaları geniş çevrelerde bilinip okunmaktadır.
Şiirlerinin yaklaşık 40 tanesi Orhan Gencebay tarafından olmak üzere 150 kadarı bestelendi. Bunlardan Rüyalarım Olmasa ve Vurgun adlı şiirleriyle 1990 ve 1991’de yılın şairi seçildi.

Her yıl Akçay Şairler ve Bestekarlar Şenliğini düzenleyerek şiire olan katkısını sürdürmektedir.

Şiirlerinin bir bölümünü topladığı, Vurgun (1978), Sende Kalmış (2000) ve Kıyamete Kırk Kala (2002) adlı kitapları yayımlandı.

Besteleri
Benim (Tek Hece) / Orhan Gencebay
Sayılır (Vurgun) / Muazzez Abacı
Rüyalarım Olmasa / Zekai Tunca
Ya Evde Yoksan / Orhan Gencebay

KİTAPLARI
V u r g u n
Sende Kalmış
Kıyamete Kırk Kala


Orçun SONAT
( 1941, Samsun- 24 Şubat 2007, İstanbul)

Sonat, Samsun’da doğdu. İlkokuldan sonra Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’ne girdi. Kuleli Askeri Lisesi ve Kara Harp Okulu’nu bitirdikten sonra üsteğmen olarak görev yaptığı ordudan 1969 yılında ayrıldı ve tiyatroya geçti. Lale Oraloğlu tiyatrosunda sanat yaşamına başladı.

Sonat 24 Şubat 2007’de uzun süredir akciğer kanseri tedavisi gördüğü İstanbul GATA’da yaşamını yitirdi.


Mehmet ASLANTUĞ
25 Eylül 1961 yilinda, Samsun’da, Çiftçi bir ailenin 5. ve son çocugu olarak dogdu. Ilk-Orta ve Lise egitimini orada tamamladi. Oyunculuga ,Tiyatro alaninda ve tümü ögrencilik yillarinda olmak üzere ‘deneme sahneleri’nde basladi.1986 yilinda, Iktisadi Idari Bilimler Fakültesi/Isletme Bölümü egitimini birakarak profesyonel oyunculuga geçti. 1992 yilinda kendi yapim sirketini kurdu. Prodüksiyon ve prodüksiyon sonrasi süreçler için, yapimevi bünyesinde teknik altyapi olusturdu. 1996 da Arzum Onan’la evlendi. Son sekiz yil, özel televizyon kanallari için seri dramalar hazirladi; Yapimci ve Oyuncu olarak çalisti. ‘Can’ adinda bir oglu var. FILMLERI ve TV DRAMALARI Gündogmadan (35 mm) 1986 ,Ates Böcegi (35 mm) 1987 ,Belene kampi (35 mm) 1987/88 ,Iz Pesinde (35 mm) 1989/90 ,Aglarin Dügünü (35 mm) 1990 ,Vurguna Inmek (35 mm) 1990 ,Kopuk Dünyalar (35 mm) 1991 ,Karayar Köprüsü (35 mm) 1991 ,Kapilari Açmak (35 mm) 1992 ,Yalanci (35 mm) 1993 .Yengeç Sepeti (35 mm) 1994 Gerilla (35 mm) 1994 ,Bir Kadinin Anatomisi (35 mm) 1995 ,Akrebin Yolculugu (35 mm) 1996 ,Sicak Saatler (Dijital ) 1997-1998-1999-2000 ÖDÜLLERi: 1990 Hürriyet Gazetesi En iyi Drama Oyuncusu (Vurguna Inmek) 1991 Günes Gazetesi En iyi Drama Oyuncusu (Kopuk Dünyalar) 1992 29. Altin Portakal Film Festivali En iyi Erkek Oyuncu (Kapilari Açmak) 1993 30. Altin Portakal Film Festivali En iyi Erkek Oyuncu (Yalanci) 1994 31. Altin Portakal Film Festivali En iyi Erkek Oyuncu (Yengeç Sepeti) 1995 8. Altin Koza Film Festivali En iyi Erkek Oyuncu (Yalanci) 1994 2. Çagdas Sinema Oyunculari Dernegi Oyunculuk Ödülü (Yengeç Sepeti) 1993 Hürriyet/Altin Kelebek En iyi Drama Oyuncu (Yalanci) 1997 Hürriyet/Altin Kelebek En iyi Drama Oyuncusu (Sicak Saatler) 1998 5. Altin Objektif Ödülleri En iyi Drama Oyuncusu (Sicak Saatler)


Nebahat ÇEHRE
( 15 Mart 1944 – Samsun)Sinema sanatçısı.

15 yaşındayken “Türkiye güzeli” seçildi. Fotomodellik ve mankenlik yaparken gelen teklifler üzerine 1962’de sinemada ilk rolünü oynayarak profesyonelliğe adım atan sanatçı, kısa sürede bir çok film çevirdi. 1964’te Yılmaz Güney’le tanışarak bir filmde rol aldı, 1966’da iki sanatçı evlendi. Bir süre sinemayı bıraktı. Yılmaz Güney’den boşanınca tekrar kamera önünde yer aldı. Kendi deyimiyle “‘çoğu ayağı yere basmayan” filmlerde oynadı. Seks filmleri furyasında sahneye çıkarak şarkıcılık yaptı. İkinci evliliğinde yine sanat hayatına ara verdi, boşanınca bu kez tv dizilerinde rol aldı.

Oyuncu Olarak

Yıl Film Rol Notlar
1961 Yaban Gülüm
1962 Memnu Meyva
Meçhule Gidenler
Gümüş Gerdanlık Nilgün
Aşk Bekliyor
Acı Hayat Filiz
Kanun Kanundur
Esir Kuş
Sevimli Serseri
1963 İki Vatanlı Kadın
Çiçeksiz Bahçe
Barut Fıçısı Nur
Bize de mi Numara
1964 Avanta Kemal
İki Sene Mektep Tatili
Güzeller Kumsalı
Çöpçatanlar Kampı
Dev Adam
Kral Arkadaşım
Affetmeyen Kadın
Kamalı Zeybek
Lekeli Aşk
Dağ Başını Duman Almış
1965 Dağların Oğlu
Silaha Yeminliydim Zeynep
Şoförün Kızı
Kardeş Belası
Melek Yüzlü Caniler
Silahların Sesi Selma
Pişkin Delikanlı
İçimizdeki Boşluk
Dokuz Canlı Adam
1966 Kırık Hayatlar
Aslanların Dönüşü
Aslanların Dönüşü Alangu
Yalnız Adam
İntikam Fırtınası
Büyük İntikam
Dövüşmek Şart Oldu
Eşrefpaşalı
Kibar Haydut
At Avrat Silah Alicik
Yedi Dağın Aslanı
1967 Felaket Kuşu
Balatlı Arif
Eşkiya Celladı
Çirkin Kral Affetmez
1968 Pire Nuri Hacıhüsrevli Melahat
Hacı Murat Geliyor
Korkusuz Yabancı
Parmaksız Salih Nazan
Malkoçoğlu Kara Korsan Prenses Dominic Elena
Aşkların En Güzeli
Kızıl Maske
Beyoğlu Canavarı Fariha
Toprağın Gelini
Seyyit Han
1969 Demir Pençe
Zorro’nun İntikamı
Zorro Kamçılı Süvari
Zorro’nun Kara Kamçısı
Zorro Dişi Fantoma’ya Karşı
Yayla Kızı Gül Ayşe
Talihsiz Gelin
Sürgünler
Kirli Yüzlü Melek
Dikenli Hayat
Demir Pençe Casuslar Savaşı
Namluda Üç Kurşun
Çılgınlar Cehennemi
Yılan Soyu Ayfer
Ringo Vadiler Kaplanı
Ölüm Şart Oldu
Nisan Yağmuru
Namus Fedaisi
Bir Çirkin Adam
1970 Fatoş Talihsiz Yavru
Adsız Cengaver
Yaşamak İçin Öldüreceksin
Müthiş Türk
Günahsız Katiller
Ecelin Gölgesinde
Ana Gibi Yar Olmaz
Kaderin Pençesinde
1971 Sürgünden Geliyorum
İntikam Kartalları
Elmacı Kadın
1972 Kan Dökmez Remzi
Alçaklar Cehenneme Gider Nevin
Aynı Yolun Yolcusu Tülin Aydan
1974 Beş Tavuk Bir Horoz
1975 Yarış
1985 Kahreden Gençlik Aynur
1986 Güneşteki Leke
1987 Eski Sevdalar Gibi
1988 Kimlik
Yaşamak
1992 Yedikuleli Mihriban
2001 Yeni Hayat Asya Zeren
2002 Kardelen
Gülüm
Zalim
2004 Haziran Gecesi Kumru Aydın
2006 Candan Öte Nihan Özüm
Dün Gece Bir Rüya Gördüm
2010 Aşk-ı Memnu Firdevs Yöreoğlu
2011 Muhteşem Yüzyıl Ayşe Hafsa Sultan

Hüseyin Avni (Lifij)
1886 Hüseyin Avni (Lifij) Samsun ili Lâdik ilçesine bağlı Karaaptalsultan Köyünde doğdu. 1887 Ailesi İstanbul’da Rumeli Hisarına yerleşti. 1893 1893-1896. İlk öğrenimini Fatihte, Aşıkpaşa mahallesindeki mahalle okulunda yaptı. Bu okulda resim ve müzik dersleri ile ilgilendi. 1896 1896-1898. Orta öğrenimini Nadir Beyin Şehzadebaşındaki “Numune-i Terakki Mektebi”nde yaptı. İdadi mezunu bir kişiden ilk Fransızca dersini aldı. 1898 1898-1900 arası hasta olduğundan okula gönderilmedi. 1901 Nafıa Nezaretinin Demiryolları Müdürlüğü’nde işe girdi. Fransızca öğrenmek için “Alyans İsraelit” okuluna kısa bir süre devam etti. İskender Ferit Bey’den özel Fransızca dersi almaya başladı. 1903 1903-1904. Fransızca dersleri devam etti. Anatomi öğrenmek için “Mülkiye Tıbbıyesi”ne, boya tekniğini öğrenmek için de “Eczacı Mektebi”nin Fizik ve Kimya derslerine dinleyici öğrenci olarak katıldı. 1906 İskender Ferit ve yeni tanıştığı Henri Prost, resimlerini Müze Müdürü Osman Hamdi Beye götürmesini önerdiler. Genç ressamın pipolu oto portresini beğenen Osman Hamdi Bey, bundan sonra yapacağı resimleri kendisine göstermesini istedi. 1908 (İkinci Meşrutiyet). Hüseyin Avni, Müze Müdürü Osman Hamdi Bey tarafından Abdülmecit Efendiye, resim tahsili için Paris’e göndermek istediği öğrenci adayı olarak tavsiye edildi. Genç ressam, aslında 1906 da gerçekleştirdiği pipolu kendi portresini 1908 olarak tarihleyip imzalayarak Abdülmecit Efendi’nin beğenisine sundu. 1909 Elde bulunan yazılı belgede kendi açıklamasına göre sanatçı 11.1.1909 da Fransaya hareket etti. 26 Şubat 1909 da Pariste “I’Ecole Nationale Speciale des Beaux-Art” dan kurları izleme belgesi aldı ve “Cormon” Atölyesinde resim çalışmalarına başladı. 1909-1912. Ressam Guillonnet ve Ressam Andre Lecomte Du Noüy ile dostluk kurarak arada atölyelerine devam etti. 1912 İstanbul’a geri çağırıldı. 1912-1914. “İstanbul Sultanisi”nde (İstanbul Erkek Lisesi) resim öğretmeni olarak görev yaptı. 1915 “Kandilli İnas Sultanisi”nde (Kandilli Kız Lisesi) Fransızca öğretmenliği yaptı. 27 Ekim. Pariste Louvre Müzesinde sanatçı tarafından kopyası yapılan Luca Giordano’nun “Mars ile Venüs” tablosunun kopyasının da bulunduğu koleksiyon Güzel Sanatlar Okulunda toplandı ve okulun büyük salonu ile yanındaki odada sergilendi. 1916 İlkbahar 1. “Galatasaraylılar Yurdu Resim Sergisi”ne iki resim ile katıldı. 26.7.1916. Hilal Gazetesi’nde (No.418) “Le Mouvement Artistique, I’Exposition de Peinture du Galata-Saraililar-Yourdou” başlıklı yazısı yayınlandı. 1917 Sonbahar. İstanbul’da Galatasaraylılar Yurdunda açılan “Savaş Resimleri ve Diğerleri” Sergisi’ne, 20 resim ile katıldı. 1918 Şubat-Mart. “Orient Litteraire”in idare kısmında düzenlenen ilk sergi, Avni Lifij’in kişisel sergisi oldu. (Desenler, yağlı boyalar). (28/2/1918. Orient Litteraire’de Jean Elle’in sanatçı hakkında makalesi, 3/3/1918. Orient litteraire’de “Notre exposition”adlı makale.) (Mütareke.) Davutpaşa Orta Mektebinde Fransızca öğretmenliği yaptı. VİYANA’da sergilenen “Savaş Resimleri ve Diğerleri Sergisi”ne 18 resim ile katıldı. (Katalog der Ausstellung Türkischer Maler – 1918) 1919 11 Temmuz. Doktor İbrahim Şazi’nin Kızı Harika Şazi ile nikahlandı. Galatasaray Resim Sergisi’ne bir resim ile katıldı. 1921 12 Mart. İçinde sanatçının da beş eseri bulunan hükümete ait olan 56 adet tablo, Maarif Kurulunun 12.3.1921 günlü mazbatası uyarınca Resim Eserleri koleksiyonuna katıldı. (Elvahı Nakşiye Koleksiyonu [Resim Tabloları Koleksiyonu], yazan: Müze Müdürü Halil Edhem, T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları Sayı 58, 1924) 1922 25 Mart. Doktor İbrahim Şazi’nin kızı Harika Şazi ile evlendi. 16 Temmuz-Ağustos sonu. Türk ressamlar Cemiyeti Tarafından düzenlenen 4. Galatasaray Resim Sergisi’ne üç resim ile katıldı. Aynı yıl kurulan Serbest Resim Atelyesindeki sergiye 7 poşad ve 1 eskiz ile katıldı. Ekim. Bursa’ya Mustafa Kemal’i karşılamak için giden öğretmenler arasında sanatçı ile birlikte eşi Harika ve eşinin kardeşi Heykeltraş Nijad’da bulunuyordu. Mustafa Kemal Avni Lifij’i Ankara’ya götürdü ve Erkanı Harbiye’de dört ay misafir etti. Sanatçı Ankaraya bu ilk ziyaretinde Mareşal Fevzi Çakmak’ın portresini gerçekleştirdi. (Bugün Ankarada Milli Kütüphanede) Ankara dönüşü “Karagün” ve “Akgün” tablolarının hazırlık çalışmalarına başladı. Bir yıl sonunda söz konusu komposizyon tuvale uygulandı. (Bugün Ankarada Milli Kütüphanede) 1923 Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi Tezyini Sanatlar (Dekoratif Sanatlar) öğretmenliğine atandı. Ölümüne kadar Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi Tezyiniye Muallimi olarak görevde kaldı. Mareşal Fevzi Çakmak Mesaide tablosunu gerçekleştirdi. (Bugün İstanbul Resim ve Heykel Müzesinde) 1924 Halil Edhem’in “Elvahı Nakşiye Koleksiyonu” (Resim Tabloları Koleksiyonu) kitabı T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Yayınlarda (Sayı: 58) yayınlandı. 1925 26.12.1925. Sanatçı Sanayi-i Nefise Mektebi Alisinden Fransaya gitme iznini aldı. 1926 15.2.1926 – 14.3.1926 arası sanatçı tekrar Paris’te. Maurice Meys’in konferansına davetli olarak gitti.


Ömer UMUTLU
15 Temmuz 1967 tarihinde Samsun’da dünyaya geldi. Samsun 30 Ağustos İlkokulu’nda öğrenim hayatına başlayan Ömer UMUTLU, daha sonra Samsun Merkez Ortaokulu ve Samsun Atakum Endüstri Meslek Lisesi Elektronik Bölümünden mezun oldu. Halen Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi “İşletme Bölümü” öğrencisidir.

Ömer UMUTLU, 1986 yılında Samsun Belediye Konservatuarı’na girdi, 1990 yılında Konservatuardan mezun oldu. Konservatuar eğitimi sırasında Câvit ERSOY ve Turgut TOKAÇ’tan dersler aldı.

1995 – 1996 öğretim yılında, Samsun Büyükşehir Belediye Konservatuarı Türk Sanat Müziği Bölümünde öğretim üyesi olarak görev aldı. Okul koroları çalıştırdı. Şef olarak birçok konser yönetti. 18 Mart 2002 tarihinde Samsun Atatürk Kültür Merkezinde bir ilki gerçekleştirerek Samsunlu Sanatçıların eserlerinden oluşan bir repertuarla “Türk Müziğinde Samsunlu Sanatçılar Konseri”ni yönetti. Bu konseri 10 Haziran 2003 tarihinde İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonunda tekrarlayarak, Samsun’ da faaliyet gösteren tüm müzik toplulukları arasında da bu anlamda öncülük etti.

1995 yılından itibaren kurucusu olduğu Samsun Sosyal Sigortalar Kurumu Türk Sanat Müziği Korosunun 2000 yılına kadar Şefliğini de yapan Ömer UMUTLU; 1999 yılında kurulan Gazi Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosunun kurucu üyesi oldu, Şefliğini yaptı. 2002 yılında kurulan Samsun Barosu Türk Sanat Müziği Korosu’nun da kurucu üyesi olup şefliğini yapmaktadır. Ayrıca, 2004 yılında kurulan “Samsun’lu Sanatçılar Derneği” nin (SASAD) de başkanıdır.

Ömer UMUTLU’ nun ilk bestesi, sözleri de kendisine ait olan “Merhamete Yolun Düşmez mi Senin?” isimli Hicaz şarkıdır. Yazmış olduğu şiirlerden 50 kadarı da başka besteciler tarafından bestelenmiştir.

ÖDÜLLERİ:

•1993 yılında “Emin ONGAN Üsküdar Mûsiki Cemiyeti” nin açmış olduğu “Güfte Yarışması”nda; “Ağlarım” adlı şiiriyle “MANSİYON” kazandı.

•“Gündem Samsun” isimli Gazetenin “Yılın Sanatçısı” ödülü. (23 Aralık 2002)

•Sözlerini yazdığı “Sevgimi Sevginle Yaşatacaksan Gel” mısraıyla başlayan, Şahin ÇANGAL’ın Hicaz makamındaki bestesiyle; 04 Ekim 2003 / Pazar günü Bursa’da finali yapılan “Şef Erdinç ÇELİKKOL TSM Beste Yarışması 2003” de “MANSİYON” kazandı.

•Finali 05 Kasım 20006 / Pazar günü İstanbul Emin ONGAN Üsküdar Musıki Cemiyetinde yapılan “EMİN ONGAN 100 YAŞINDA BESTE YARIŞMASI” nda sözleri de kendisine ait olan Kürdî makamındaki “CANIM BENİM” isimli bestesi ile İKİNCİLİK ödülü kazandı..

•Finali 01 Haziran 2007 Cuma gecesi İstanbul Caddebostan Kültür Merkezi

Büyük Salonda yapılan “Kadıköy Türk sanat Müziği Beste Yarışması” nda

sözlerini yazdığı Bülent NURAN’ ın Nihâvend makamındaki “Gönlüme Dolup ta

Çağlayansın Sen” isimli şarkısı ile İKİNCİLİK ödülü aldı.

Şiirlerini “Gönlümü Harcadım” isimli bir kitapta toplayan Ömer UMUTLU; bu şiir kitabı ile 2001, 2002, 2003, 2004 ve 2005 yıllarında “19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramı” etkinlikleri çerçevesinde tertip edilen “Samsunlu Yazarlar” sergilerine katıldı.

MESAM (Türkiye Mûsıki Eseri Sahipleri Meslek Birliği) ve İLESAM (İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) üyesidir


Şahin ÇANGAL
1947 Samsun doğumlu ,Musikiye Cavit Ersoy,Taner Çağlayan’ın şefliklerindeki Samsun Belediye Konservatuarı ve Samsun musiki Cemiyeti ayrıca Halk Eğitimdeki Koro çalışmalarına katılarak başladı.

Beste çalışmalarında Turan Taşan’dan ,şiirde Celal Çetin’den teşvik gördü.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şef Erdinç ÇELİKKOL adına düzenlenen TSM Beste Yarışmasında sözü Ömer UMUTLU’ya ait ‘Gel’ ayrıca Adana ‘Altın Koza’ Beste Yarışmasında da sözü ve müziği kendisine ait ‘Aşk Dilencisi’ bestesiyle mansiyon kazanmıştır.

Nisan 2007 yılında Amasya Valiliğince düzenlenen Amasya Altın Elma Yarışmasında sözü kendisine ait ‘Söyle Hadi Söyle’ Devlet Klasik Türk Müziği Korosu şefi Cavit ERSOY tarafından bestelenen hicaz şarkıyla finalde 3. olmuştur.

TRT Sanatçısı Melahat GÜLSES ‘in Hüznün Hikayesi cd/kasetinde sözü Dr Hüsamettin OLGUN’a ait ‘Bir Lodos Gibi’ adlı bestesi yer almıştır.

SSK hastanesi Başhekimi Aslan ÇINAR’ ın ve yine zamanın Devlet Klasik TM. Korosu şefi Taner ÇAĞLAYAN’ ın destekleriyle 1981 yılında SSK TSM Korosunu kurdu.

Samsun Haber Gazetesinde de yazılar yazan ÇANGAL, Ulusal Atletizm Milli Hakemi ve Ondokuz Mayıs Fakültesi Masör başarı belgesine sahiptir.Sasad Yönetim Kurulu ve MESAM asil üyesidir.Biraz ud çalmakta,ney üflemektedir.Ney üflemeyi Dr Turgut TOKAÇ tan öğrenmiştir.

TRT Repertuarında bir çok şarkıları olan ÇANGAL SSK hastanesi Baştabipliği Poliklinik Md. Yardımcılığı görevinde iken emekli olmuştur.Evlidir.

Halen Kültür ve Sanat faaliyetlerini çok yönlü sürdürmektedir

ESERLERİNDEN BAZILARI :

1-Sönmez Gönlümdeki Sevdanın Yangını

2-Sevgimi Anlatmak İsterim Sana

3-Yeter Artık

4-Ya Sen Neysin Be Ey Tomurcuk

5-Torunum

6-Gönlümü Gözlerinle Kalbimi Sözlerinle

7-Ömrümün Baharında

8-Elimde Mektubun Neler Yazmışın

9-Unutulmaz Aşkım Var

10-Bir Hüzünlü Aşk Sırasıdır,Sarardı Son Yaprak(SONBAHAR)

11-Şu Samsun!un Güzel kızı

12-Kalbimdeki Meleğim

13-Karagözler

14-Bahar Dalda Çiçek

15- Deli Gönül

16- Yakacak

17- Geceler

18-Sende Yanarsın


Cavit ERSOY
15 Mart 1943 tarihinde Samsun!da doğdu.Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi mezunu olup ,Musıki çalışmalarına 1959-1960 yıllarında lise öğrencisi iken başlamış ve kendi kendine yürüttüğü çalışmalarının yanında merhum Mustafa BESEN !den ud, nazariye,uslup ve teganni dersleri aldı.

Aruz ölçeğinin Türk Müziği bestelerine uygulanması konuları hakkında kapsamlı çalışmalar yaptı ,1969 yılında Samsun Musıkı Cemiyeti kurucuları arasında yer almış,cemiyette yönetim kurulu üyeliği,icra heyeti üyeliği,hocalık,şef yardımcılığı ve bir dönemde Şef olarak görev üslenmiştir.

Samsun Belediye Konservatuarı!nın kuruluşundan(1979) kısa süre sonra Türk Sanat Musıkisi İcra Heyeti Şefliğine getirilerek bu Konservatuarda günümüze kadar Uslup,Teganni,Nazariyat ve Solfej dersleri ,1982 yılında kurulan 19 Mayıs Üniversitesi TSM KOROSU nun Şefliğini üslenerek sahne ve TV konserleri verdi,

Beste çalışmalarına 1972 yılında sözleri Tamer Çağlayan!a ait olan ve TRT repertuarına giren ilk eseri Hicaz-Diyek (önce kor birkaç adım)isimli şarkı ile başlamıştır.Bugün 35 şarkı ve fantezisi TRT repertuarındadır.

TSM Çocuk arkıları ile TRT ve Devlet Başkanlığı yarışmalarında 3 mansiyon ödülü vardır.Ayrıca 2003 yılında Bursa Büyükşehir Belediye Konservatuarı TSM Şarkı yarışmasında mansiyon ödülü almış,2004 yılı TRT Alaturka Beste yarışmasında 1 şarkısı finale kalmış,Kültür Turizm Bakanlığının 2005 yılında açtığı ( Az Kullanılan Makam Ve Usullerde Beste Yarışması)ında 4 eseri ödül kazanmıştır

1990 yılında Kültür Bakanlığı Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Korosuna Şef Yardımcısı ve Koro Müdürü olarak başlamış olup halen Şef Yardımcılıgı görevini sürdürmektedir,

ESERLERİNDEN BAZILARI

1-Samsun Güzellemesi

2-Saf Duygularım Belki Hayal Beklide Düştü

3-Gittin Döneceksin diye Hep Yollara Baktım

4-Yaşanmamış Günlerin Uykusuz Gecelerin

5-Gülüşün Gül Gibi Açar İçimde

6-Yüzüme Bakıpta Veda Ederken

7-Ayrılık Vakti Diyorsun Bugün

8-Yine Sinemden Uçurdum O Melek Yüzlü Kuşu

9-Doruklardan İnmiyorsun

10-Her Damlası Gözyaşlarımın Sel Olacaktır


İSMET TAHTACIOĞLU:

1940 Samsun doğumludur. İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi mezunudur. Güler hanımla evli olup, Büşra (1970) ve Pınar (1975) isimli iki kız babası ve Ceyda (2001) ile YİĞİT (2006)’in dedesidir.

1962 yılında vatanî görevini yd.sb, öğretmen olarak tamamladıktan sonra önce Tercüman, daha sonra da Hürriyet gazetelerinde muhabirlik yaptı. Daha sonra katıldığı YAPI VE KREDİ BANKASI’nın çeşitli kademelerinde ve Ordu, Düzce, Karabük ve Kütahya şubelerinde şube müdürü olarak görev yaptı.Bu bankadan 1983 yılında emekli oldu. 194 yılında TÜTÜNBANK Samsun şubesini açtı ve iki yıl süre ile de müdürlüğünü yaptı. Bundan sonra 3 yıl süre ile SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI’nda 3 yıl Genel sekreterlik yaptı. Bu görevinden sonra uzunca bir süre özel sektörde üst düzey yöneticilik yaptı.

SAMSUN ODA TİYATROSU’nun kuruluşunda oyuncu ve yönetici olarak görev yaptı. Kamp 17, Buzlar Çözülmeden, Ormanda, Saygılı Yosma ve Yağmurcu oyunlarında sahne aldı. Aynı tiyatroda’da Rıfat Ilgaz’ın HABABAM SINIFI’nı sahneye koydu.

Şiirlerinden 150’ye yakın bölümü Cavit Ersoy,Ömer Umutlu, Selahattin Sağlam, Erdal Şahin, Erol Özbayram, Mehmet Kabacı, A.Sedat Mete, Bülent Nuran, Ahmet Aytaç, Engin Çır, Salim Avcı,Ferhat Sarmusak, Ramazan Yoğurtçu, Kenan Olguncan gibi bestekarlar tarafından bestelendi. Bunlardan 34 adeti TRT repertuarındadır. Amatörce beste çalışmaları da yapmakta olanTahtacıoğlu’nun DOLAŞIR SANKİ YETİMLER GİBİ GURBETTE GÖNÜL ve BÖYLE ENDAM BÖYLE KAŞ-GÖZ KİMDE VAR isimli iki KARCIĞAR şarkısı da TRT Repertuarındadır.

Konya belediyesi tarafından tertiplenen MEVLA ŞİİRLERİ BESTE YARIŞMASI’nda AHMET SEDAT METE (2) ve CAVİT ERSOY (1) tarafından bestelenen 3 Mevlana şiiri düzenlemesi ile 3 mansiyon kazandı. Kadıköy Belediyesi tarafından tertiplenen Türk Müziği Güfte Yarışmasında bir şiiri ile İKİNCİLİK, 2008 yılında ÜSKÜDAR BELEDİYESİ tarafından tertiplenen Üsküdar Konulu beste yarışmasında da Cavit Ersoy tarafından bestelenen ÜSKÜDARDA SABAH OLDU adlı eseri mansiyon kazandı. Yine Kültür Bakanlığı tarafından tertiplenen AZ KULLANILAN BESTE VE USULLER yarışmasında Cavit Ersoy tarafından bestelenen şiiri de mansiyon kazandı.

Zaman zaman yerel gazetelerde köşe yazarlığı da yapmakta olan Tahtacıoğlu’nun SONUN BAŞLANGICI ve O GECE FIRTINA VARDI isimli 2 de şiir kitabı bulunmaktadır. Kısa adı SASAD olan Samsunlu Sanatçılar Derneği, İLESAM ve MESAM üyesidir.


AHMET SEDAT METE
15.Mart.1954 tarihinde Samsun’un Bafra ilçesinde dünyaya geldi. İlkokulu Bafra ve Termede, Orta Okulu Terme’de ve Liseyi de Bafra lisesinde tamamladı. 1977 yılında “Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü”nden mezun oldu. Müzik öğretmeni olarak 1978-1981 yılları arasında Bafra Cumhuriyet Orta Okulu’nda, 1981-1985 yılları arasında Samsun İmam Hatip Lisesi’nde, 1985-1987 yılları arasında 19 Mayıs Lisesi’nde, 1987-1990 yılları arasında ise Özel Samsun Lisesi’nde çalıştı.

Kısa dönem askerlik hizmetini müteakip 1991 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’na viyola sanatçısı olarak katıldı. Halen bu görevini sürdürmektedir.

Ahmet Sedat Mete, 200-2002 yılları arasında “19 Mayıs Üniversitesi Müzik Bölümü”nde öğretim görevlisi olarak keman dersleri verdi.

Müziğe Orta Okul yıllarında mandolin çalarak başlayan sanatçı, Yaman Kuruçay isimli müzik öğretmeni arkadaşından etkilenerek keman çalmaya yöneldi. Merhum Osman Taşkıran’dan, Gazi Eğitim Enstitüsü’ndeki öğrenimi sırasında da Ali Uçan, Edip Güray, ve Şeyda Çildem isimli hocalarından batı müziği tekniklerini öğrendi.

Kemal, Viyola , Ud ve Kanun çalan sanatçı ilk bestesini Saba Saz semaisi olarak lise yıllarında yaptı.

Yüze yakın sözlü ve saz eseri formunda besteleri bulunan Ahmet Sedat Mete’nin TRT repertuarında halen 18 eseri bulunmaktadır.

Selma Hanımla evli olan Ahmet Sedat Mete’nin Erkin (1984), Dilâra isimli iki çocuk babasıdır.

ÖDÜLLERİ:

1 –1991 yılında, “Devlet Bakanlığı Türk Müziği Çocuk Şarkıları Beste” yarışmasında “Dere çağlar, orman coşar, Şarkı Söyler Bülbülleri” Karcığar eseri ile MANSİYON,

2 – “Mevlânâ Şiirleri Beste Yarışması”nda söz düzenlemelerini İsmet Tahtacıoğlu’nun yaptığı Sabâ Makamındaki “Nereden geldik acep, bilemezdik bunu biz” isimli bestesi ile “Klasik Form” kategorisinde Mansiyon,

3 – Aynı yarışmada yine söz düzenlemelerini İsmet Tahtacıoğlu’nun yaptığı FİL isimli çocuk şarkısı ile MANSİYON,

4 – “Amasya Altın Elma Beste Yarışması”nda sözlerini Sevinç Atan’nın yazdığı “Kemanımdam dökülen nağme değil gözyaşıdır” eseri ile MANSİYON


ERKEN KAYBOLAN BİR YILDIZ: İLHAMİ ŞAHBAZ

1950 Samsun doğumlu olan İlhami Şahbaz, ilk, orta ve lise öğrenimini Samsun’da tamamlar. Tiyatroya olan sevgisi onu önce Samsun Oda Tiyatrosu’nun ilk oyuncuları arasına katar. Ardından, 1966 yılında Orhan Erçin Tiyatrosu’nda Sana Rey Veriyorum, Papuççu Ahmet ve Matrak Geçme Komserim oyunlarında rol alarak profesyonel olur.

Samsun Oda tiyatrosunda Yağmurcu, Hababam Sınıfı, Duvarların Ötesi, Karagözün Antrenörlüğü oyunlarında rol alır. 1968 yılında Avni Dilliğil Tiyatrosu’nda, “Başkan Diyor ki”, “Kırmızı Fenerler”, “Hacı Bektaş-ı Veli” oyunlarıyla turne yapar.

Ankara Birlik tiyatrosu’nda; ” Yaşar Ne yaşar Ne Yaşamaz”, “Bir Eşeğin Hatıra Defteri”, “Alo Orası Tımarhane mi” oyunlarında oynar. İstanbul Güç Birliği Sahnesinde “Hababam Sınıfı”, “Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı”, Sahne Anadolu’da “İpotekli Tarlalar”, Ankara Oyuncuları Tiyatrosunda ” Zat-ı Devletleri İbiş Hazretleri”, son olarak da “Bay İzzet’in İzzet-i Nefsi” oyununda rol alır.

1972 yılında evlenir ve 1974 yılında oğlu Özgür’ü öksüz bırakır.


CEM KAYNAR:

1972 Samsun doğumludur. İlk, orta ve lise tahsilini Samsun’da tamamladı. Sahneye ilk kez ortaokul sıralarında “Göcekler Göğerince” adlı oyunla Samsun Konak sinemasında çıktı. 1990 yılında sa DS 7. Bölge müdürlüğünde fotoğrafçı olarak göreve başladı.

1991 yılında DSİ İşçi Tiyatrosunda kurucu üyelik yaptı. 1992 yılında, o zamanki adı ile Samsun Belediyesi Konservatuarı Tiyatro Bölümüne girdi ve 1995 yılında mezun oldu. Adı geçen konservatuarda ” HARPUTTA BİR AMERİKALI”, “72.KOĞUŞ”, “AYLA ÖĞRETMEN” adlı oyunlarda rol aldı. 1995 yılında şu anda da Düşevi Oyuncuları’nın yaratıcı kadrosunda bulunan arkadaşlarıyla ve Tabibler Odası’nın desteğiyle Melih Cevdet Anday’ın “İÇERDEKİLER” adlı oyununu sahneye koydu. Bu oyunun yaşamındaki kişisel gelişimi ve tiyatro gelişimine çok büyük katkısı ve önemi vardır.

1996 yılında GAZİ BELEDİYESİ TİYATRO TOPLULUĞU’nun kurucuları arasında yer aldı. YEREL YÖNETİMLERİN SANATA BAKIŞ AÇISI konulu panelde yşollarının keşiştiği merhum YEKTA KEÇELİ hayatının geri kalan kısmında TİYATRO ETİGİ ile ilgili öğrendiği şeylerin çoğunu bu değerli tiyatro adamından aldığını düşünmekte.

Gazi Belediyesi Tiyatrosunun ilk oyunu “EVİN KADINLARI” Uluslar arası Denizli Tiyatro Festivaline katıldı. Yine aynı yıl Samsun Gazi Sahnesinde YAŞASIN KAVUNİÇİ” oyunda oyuncu olarak görev aldı.

Daha sonra araya giren 4 aylık askerlik macerasının ardından Samsun dönüşünde kısa bir süre TİYATRO TİYATRO ile çalıştı.

Sonunda kendi oyun alınını oluşturma fikri artık vazgeçilmez oldu ve SAMSUN DÜŞEVİ OYUNCULARI’nı 1998 yılında Sabri Karataş ve Mehmet Çömez ile birlikte kurdu.

Bundan sonra bu tiyatro ile birlikte birçok oyunda oyuncu ve yönetmen olarak görev aldı. Halen bu görevini sürdürmektedir.


Bir Cevap Samsunlu Ünlüler

  1. onur diyor ki:

    samsunlu sanatcılar diyorsunuz ama selahattin sağlamı unutuyorsunuz. kendisini rahmetle anıyoruz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Samsun Haber